
App Store Optimizasyonu nedir? ASO nedir?
App Store Optimizasyonu nedir?
App Store Optimizasyonu – ASO Nedir? Bu yazımda genel hatlarıyla, App Store Optimizasyonunun ne olduğu, neden gerekli olduğu, uygulamalar üzerinde bu optimizasyon çalışmasının hangi araçlarla yapılabildiği ve nelere dikkat edilmesi gerektiği konularından bahsetmek istiyorum.Mobil uygulamaların hayatımızdaki yeri, taşınabilir cihazlardan erişebilme konforu başta olmak üzere, pek çok sebepten dolayı gün geçtikçe büyüyor. Yapılan araştırmalara gösteriyor ki, günümüzde insanlar mobil cihazlarının ekranlarına 2 saatten daha uzun süre bakıyor. Bu durum beraberinde mobil pazarda ciddi bir rekabeti gündeme getiriyor elbette.Son verilere göre; 2017 yılında, uygulama mağazalarından, 260 milyarı aşan sayıda uygulama indirilecek. Bu marketlerdeki yayıncı sayısı ise 400 bini aştı. Bu durum, tıpkı arama motorları üzerinde olduğu gibi, uygulama mağazalarında üst sıralarda olabilmek adına da, optimizasyon çalışmaları yapılma gerekliliğini doğurdu.İşte bu optimizasyon çalışmalarının temel prensipleri App Store Optimizasyonu başlığı altında toplandı. Mobilin SEO’su olarak tanımlayabileceğimiz bu kavram temelde, uygulamaların organik yollarla yani doğal kullanıcı kazanımına öncelik vererek, daha çok sayıda indirilmesini hedeflemektedir. Başka bir deyişle, SEO tekniklerinin, arama motorlarında üst sıralara çıkmak yerine, aynı amacı uygulama mağazalarında hedeflemesidir.APP STORE OPTİMİZASYONU İÇİN TEMEL FAKTÖRLER NELERDİR?
2008 yılında Apple’ın App Store’u almasını, App Store Optimizasyonu miladı kabul etmek yanlış olmayacaktır. O tarihten günümüze kadar yapılan çalışmalar, belirleyici olarak bazı araçların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Yalnız burada belirtmek istediğim bir nokta, nasıl ki SEO çalışmalarında Google algoritmaları konusunda ta bir netlik yoksa, burada da Google Play ya da App Store algoritmaları net değildir. İşte tam da bu yüzden, uzun vadeli ve sürekli güncel tutulması gereken çalışmalar tercih edilmelidir.Genel anlamda bakıldığında ASO için temel faktörler;- -Uygulama adı
- -Açıklama metni
- -Uygulama logosu
- – Anahtar kelimeler
- – İkon ve ekran görüntüleri
- – Uygulama boyutu,
2017’de Yazdıklarımın Hangisi Hâlâ Geçerli?
Bu yazıyı ilk yazdığımda App Store henüz dokuz yaşındaydı ve mağaza algoritmaları bugünküne göre çok daha ham çalışıyordu. Aradan geçen sürede bazı şeyler yerinde durdu, bazıları tersine döndü. Dürüst olmak gerekirse yukarıda okuduğunuz bir tavsiyenin artık zararlı olduğunu söylemem lazım.
Hâlâ geçerli olanlar: Başlık alanının ağırlığı, ikonun indirme kararındaki payı, ekran görüntülerinin ilk ikisinin belirleyiciliği, rakip takibinin sürekli olması gerektiği. Bunlar 2017’de de doğruydu, bugün de doğru.
Artık geçerli olmayan: Açıklama alanına alakasız anahtar kelime doldurma tavsiyesi. O tarihte mağazalar bunu filtrelemiyordu, doğruydu. Bugün Google Play de App Store da alakasız kelime yığınını tespit ediyor ve uygulamayı sıralamada aşağı çekiyor — ağır durumlarda mağazadan çıkarma gerekçesi bile olabiliyor. Yani o paragrafı tarihsel bir kayıt olarak bırakıyorum ama uygulamayın.
Bir de şu değişti: 2017’de indirme sayısı neredeyse tek başına sıralamayı belirliyordu. Şimdi mağazalar indirmeden sonra ne olduğuna bakıyor. Uygulamayı açan var mı, kaç gün sonra hâlâ açıyor, kaldıran oranı ne? Bu yüzden ASO artık sadece mağaza sayfası işi değil.
Google Play ile App Store Aynı Şey Değil
İkisini tek bir “mağaza optimizasyonu” başlığı altında toplamak en sık yapılan hata. Anahtar kelimeyi nereye yazdığınız iki platformda farklı çalışıyor.
App Store’da ayrı bir anahtar kelime alanı var — 100 karakter, kullanıcıya görünmüyor, sadece algoritma okuyor. Uzun açıklama metni ise sıralamaya girmiyor. Yani açıklamayı anahtar kelimeyle doldurmanın App Store’da hiçbir faydası yok, sadece okumayı zorlaştırıyor.
Google Play’de ayrı anahtar kelime alanı yok. Bunun yerine kısa açıklama ve uzun açıklama metninin ikisi de indeksleniyor. Burada metin gerçekten önemli — ama doğal bir dille, kelimeyi zorlamadan.
Pratik sonuç: aynı metni iki mağazaya kopyalayıp yapıştıramazsınız. En azından açıklama tarafını ayrı yazmanız gerekiyor.
Neyi Ölçeceksiniz? Dört Sayı Yeter
ASO çalışmasının en sinir bozucu tarafı, ne yaptığınızın işe yarayıp yaramadığını anlamanın zor olması. Onlarca metrik var ama başlangıç için dördü yeterli:
- Gösterim (impression): Uygulama sayfanız kaç kişiye göründü. Bu sayı başlık ve anahtar kelime çalışmanızın karşılığı.
- Sayfa görüntüleme dönüşümü: Gören kaç kişi sayfaya girdi. Düşükse sorun ikonda ve ilk ekran görüntüsünde.
- İndirme dönüşümü: Sayfaya giren kaç kişi indirdi. Düşükse sorun ekran görüntülerinin geri kalanında, puanlarda veya yorumlarda.
- Birinci gün ve yedinci gün tutundurma: İndirenlerin kaçı ertesi gün ve bir hafta sonra hâlâ açıyor. Bu ikisi mağaza sıralamasına doğrudan giriyor.
Bu dört sayıyı haftalık takip ederseniz hangi katmanda tıkandığınızı görürsünüz. Hepsini birden düzeltmeye çalışmak yerine tek tek ilerlemek çok daha hızlı sonuç veriyor.
Sık Yapılan Beş Hata
1. Başlığı marka adıyla doldurmak. Kimse markanızı aramıyorsa başlıkta yalnız marka adı olması gösterim kaybı demek. Marka + ne işe yaradığı formatı neredeyse her zaman daha iyi çalışıyor.
2. Ekran görüntülerini uygulamanın ham ekranı olarak koymak. Kullanıcı ilk iki görsele bakıyor ve karar veriyor. Üstüne kısa bir açıklama metni yazılmış görseller, çıplak ekran görüntüsünden belirgin şekilde daha iyi dönüyor.
3. Kötü yorumları görmezden gelmek. Yoruma cevap vermek hem puan ortalamasını toparlıyor hem de mağaza tarafında olumlu sinyal üretiyor. Kimse cevap yazmadığı için bu iş hâlâ ucuz.
4. Her şeyi aynı anda değiştirmek. İkonu, başlığı ve görselleri aynı gün değiştirirseniz sayı değiştiğinde nedenini bilemezsiniz. Tek değişkenle ilerleyin — bu tam olarak A/B testinin mantığı.
5. Güncellemeyi bırakmak. Uzun süre güncellenmeyen uygulamalar sıralamada geriliyor. Küçük ama düzenli sürümler, büyük ve seyrek sürümlerden daha iyi.
ASO ve SEO Birbirinin Yerine Geçmiyor
Yazının başında ASO için “mobilin SEO’su” demişim. Benzetme olarak hâlâ işe yarıyor ama bir şeyi eksik bırakıyor: uygulamanızın bir web sayfası da olmalı. İnsanların önemli bir kısmı uygulamayı önce Google’da arıyor, mağazada değil. Bu yüzden uygulama için hazırlanmış bir tanıtım sayfası ve o sayfanın arama motoru optimizasyonu, mağaza içi çalışmanın tamamlayıcısı.
Aynı şekilde mağaza sayfanız da bir dönüşüm sayfası. Ziyaretçiyi indirmeye ikna etme işi, bir e-ticaret sayfasının ziyaretçiyi satın almaya ikna etmesinden farklı değil. Dönüşüm oranı optimizasyonunun mantığı burada birebir çalışıyor.
Uygulamanız için hem mağaza hem arama tarafını birlikte kurgulamak istiyorsanız dijital pazarlama danışmanlığı sayfasından bana ulaşabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
ASO çalışmasının sonucu ne kadar sürede görülür?
Mağaza sayfasında yaptığınız değişikliğin sıralamaya yansıması genelde birkaç gün ile iki hafta arasında oluyor. Ama tek bir değişikliğe bakıp karar vermeyin; en az iki haftalık veri toplayın, yoksa mevsimsel dalgalanmayı başarı sanabilirsiniz.
Ücretli reklam ASO’nun yerine geçer mi?
Hayır, ama birbirini besliyor. Reklamla gelen indirmeler organik sıralamayı da yukarı çekiyor. Tersi de doğru: mağaza sayfanız zayıfsa reklama harcadığınız paranın bir kısmı sayfaya girip indirmeyen kullanıcılarda eriyor.
Anahtar kelimeyi nereden bulacağım?
En basit yol mağazanın kendi arama önerileri. Kelimeyi yazmaya başlayın, mağaza size gerçek aramaları öneriyor. Bunun üstüne rakip uygulamaların başlık ve alt başlıklarına bakın. Ücretli ASO araçları daha detaylı veri veriyor ama başlangıç için bu ikisi şaşırtıcı derecede yeterli.
Uygulama adını sonradan değiştirmek zararlı mı?
Riskli. Mevcut kullanıcılar uygulamayı bulamayabiliyor ve marka aramalarınızı kaybedebilirsiniz. Adı komple değiştirmek yerine alt başlık kısmını denemek çok daha güvenli.
Kaç ekran görüntüsü koymalıyım?
İzin verilen sayının tamamını doldurmak şart değil. İlk iki görsel işin neredeyse tamamını yapıyor. Beş iyi görsel, on vasat görselden daha iyi sonuç veriyor.
Küçük bir uygulamanın ASO ile şansı var mı?
Genel kelimelerde yok, uzun kuyruklu kelimelerde fazlasıyla var. “fotoğraf düzenleme” yerine uygulamanızın gerçekten çözdüğü dar problemi hedefleyin. Az aranan ama tam eşleşen bir kelimede birinci olmak, çok aranan bir kelimede ellinci olmaktan kıyaslanamayacak kadar değerli.
Hasan Yasin TÜRKYILMAZ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.


